IMAGE
İFTAR BULUŞMASI
Cumartesi, 26 Temmuz 2014
  Pazarköy Abdulgafur Kart Kuran Kursun da köylülerimiz vede gelen misafirlerin katılımıyla iftar verildi.Davete katılan R.T.E Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman ,Rize vali yard. Ümit Hüseyin Güler, Rize eski milletvekili Abdulkadir  Kart ve diğer davetlilerinde katılımıyla  yapıldı. Devamı...
IMAGE
sícaklık 35º
Pazar, 13 Temmuz 2014
Son yılların en sıcak günü 12.07.2014 tarihi oldu.pazarkõydeki halkimiz çay bahçelerine çıkamadi.rus işçileri dahi öğlene kadar toplayabildi.kimiside caybahcesinden kaçti. Devamı...
RİZE'DE DENİZE GİRENLER BU HABERİ OKUSUN
Cumartesi, 12 Temmuz 2014
Rize'deki plajlar yüzme takip sistemiyle takip ediliyor   12-07-2014   Rize Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından belirlenen takvime göre, sezon boyunca yüzme alanlarından 15 günde bir su numuneleri alınarak Halk Sağlığı Laboratuvarlarında bakteriyolojik analizleri yaptırılıyor.   Yüzme analiz sonuçları Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ve aktif olarak kullanılan  "http://yuzme.saglik.gov.tr" adresinden halka duyurularak, otomatik olarak izleniyor ve değerlendiriliyor.   Rize'de 12 plajın suyunu takip eden sistemin, tüm noktalarda su seviyesini mükemmel ve iyi olarak nitelendirdiği öğrenildi.   Vatandaşların, yüzme suyu takip sistemi ile yüzme... Devamı...
IMAGE
PAZARKÖY'DE CENAZE
Cumartesi, 05 Temmuz 2014
Pazarköy aktepe mahallesinden Ahçi Ali Er 3 ayden beri Rize araştırma Hastanesinde yoğunbakım ünitesinde beyninde kan pıhtılaşması sonucu tedavi görüyordu.04.07.2014 tarihinde sabah vakti hayata gözlerini yumdu.05.07.2014 tarihindede öğlen vakti Pazarköy aktepe mah.öğlen kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanlığında defnedildi.Allah rahmet eylesin. Devamı...
IMAGE
PAZARKÖY KÖYÜNDE CENAZE..
Cuma, 20 Haziran 2014
Pazarköy Köyünün sevilen gençlerinden Haytrettin Er'in oğlu Gafur Er uzun zamandan beri ciğer rahatsizliği vardı.18.06.2014 tarihinde hayata genç yaşta veda etti.Gafur arkadaşımız kimsenin işine karişmayan güler yüzlü bir arkadaşımızdı.Cenazesi İpekler camiinde yoğun bir katılımla gerçekleşti.kendisine Allahtan rahmet diler kederli ailesine başsağlığı diliyoruz. Devamı...
Yazdır
Kategori: Haberler
Yayınlanma: Pazartesi, 03 Mart 2014

11-AKRABALARA GİRİŞ

            Yukarıda şehitler bölümünde belirttiğimiz gibi şehitleri araştırırken yaptığımız çalışma akrabaları da araştırmak sonucunu doğurdu. Böylece zor bir işe koyulmuş olduk.

            Akraba adları olarak da 1905 yılında düzenlenen nüfus kütüklerindeki akraba adlarını esas aldık.

Akrabaları incelerken ilk başvurduğumuz kaynak kişilerdi. Bunlar akrabalarının geçmişi hakkında bize rivayette bulundular.

Diğer kaynaklar aşağıda sıra ile arz edilecektir.

 

a)1905 Yılında Düzenlenen Nüfus Kütükleri ve  Pazarköy’de Oturan Akrabalar

 

 

 

 

Günümüzde kullandığımız resmi nüfus kütükleri 1904-1905 yıllarında tanzim edilmiştir.  Bu tarihte her hane halkı kadın, erkek ve çocuk dahil  baba adları ile nüfus kütüğüne kaydedilmişler. Kayıt işlemi akraba isimleriyle olmuştur. Akmehmetoğlu, Delihasanoğlu, Sarıahmatoğlu gibi. Bu tarihten sonra doğanlara gelince bunlar da babalarının yazılı olduğu kütüğe ve haneye kaydedilmişlerdir. 1934 yılında çıkarılan soyadı kanunu ile falan oğlu, filan oğlu tabirleri yasaklandığından her aile kendi zevkine göre bir soyadı almıştır.

            1905 yılında baba adları ve doğum tarihleriyle nüfusa kaydedilenlerin, 1850 yılında kullandıkları akraba adlarını kullanmaya devam ettiklerini görüyoruz. 1905 yılında yürürlükteki nüfus kütüklerine göre Pazarköy’de bulunan akrabalar şunlardır:

            Akmehmetoğulları (Ak), Alibayraktaroğulları( 1850’ de Kunduzoğlu, günümüzde ise Kalender) Arnavudoğulları(Er, Erdoğan,erce ve İpek ), Berberoğulları(eskiden Pırpır, şimdi ise Berber), Delihasanoğulları( Usta), Eksiklioğlu(Topal, Yılmaz, Eksikli, Arslan, Özsarı ), Mandevoğlu (Akpınar), Sarıahmetoğlu ( Kart ve  Sarı), Sırmakeşoğlu (Dokumacı), Süleymanoğlu (Bakır), Topaloğlu (Yalovaya göçmüşler), Zahiroğlu ( Yazıcı, Zehiroğlu),  Zelikoğlu (Çelik).

 

 

a)      Akrababaların Köye Gelip Yerleşmeleri.

 

1583 tarihli Tapu Tahrir Defterine göre  Pazarköy’de 37 hane bulunuyor ve bunlar da tamamen Müslümanlardan oluşuyordu. Günümüzde ise Pazarköy’de yaşayan her akrabanın bir göç hikâyesi var, yani bir yerlerden geldiklerini söylüyorlar. Akmehmetoğulları, Arnavutoğulları ve Alibayraktaroğullarınin kökenleri az çok belli, diğerlerine gelince muhtelif rivayetler var. Şu var ki Pazarköy’e yeni yerleşimin 1800’lü yılların başından itibaren başladığını söyleyebiliriz.

 

                   Ben  o yıllarda insanların yer değiştirmelerini ve özellikle Pazarköy’ün göç almasını iki sebebe bağlıyorum:

1-      Osmanlı toprak sisteminde meydana gelen değişiklikler.

2-      1813 yılında meydana gelen veba (taun) salgını.

            Şimdi bunları sırasıyla açıklayalım ve yeni yerleşimlere nasıl zemin hazırladıklarını görelim.

            1- Osmanlı toprak düzeninde meydana gelen değişiklikler:

            Osmanlı’nın Trabzon vilayetindeki toprak sistemi Tımar sistemi idi. Toprak devletin olmakla beraber bu toprakların geliri geçici olarak tımar ağalarına tahsis ediliyor ve bu kimseler toprağı işleyenlerden vergi

 

 

 

alıyordu. 1600 yıllarında Pazarköy’ün ödediği tımar vergisi 800 akçe idi.  18. yüzyıldan başlayarak tımar sistemi bozulmaya başladı. Tımar sahipleri ortadan kalktı. Devlet bu sefer arazileri işleyenlere kiraladı ve onlardan vergi almaya başladı. Yani bir nevi halka tapu verdi ve bu topraklar işleyenlerin tasarrufuna  bırakıldı. Araziler babadan oğula intikal eden bir mahiyet kazandı. Diğer yandan devlet,  elinde bulunan ve kullanılmayan arazileri de toprağı olmayan, bir yerlerden göç eden  ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya başladı. Böylece bir yerden başka yere taşınmakla yeni arazi sahibi olmak imkânı doğdu ve bu sayede çok sayıda aile yer değiştirdi. Rize’de Anbarlık, Karasu ve Küçükçayır  köyleri ile Çorapçılar Mahalleleri bu tarihten sonra iskân edilmiş yerleşim yerleridir.

            2- 1813 yılında meydana gelen veba salgını:

            Bu salgın birçok insanın ölmesine, birçok ocağın sönmesine sebep oldu.  Muhtemelen Pazarköy de bu salgından etkilendi ve birçok aile bu salgın sonunda göç etti. Ölen veya göç eden bu ailelerin yerine yenileri gelmiş olabilir. Yine muhtemeldir ki Aktepe, Kartaltepe, Sofular, Ermandağ Mahalleleri boştu ve buralar başka yerden gelip yerleşenlerin mekanı oldu. İşte Akmehmetler Tepebaşı köyünden, Berberoğulları Hemşin’den, Arnavutoğulları Makedonya’dan gelip buralara yerleşmişlerdir.

            c)Akrabaların İncelenmesi ve Soyağaçlarının Oluşturulması

Akrabaların incelenmesi ve her bir akrabanın bir soy ağacını oluşturabilmek için yukarıda söylediğimiz gibi önce kaynak kişilere ve sonra da 1905 yılında düzenlenen nüfus kütüğüne baş vurduk. Esas olan daha geriye gidebilmemizdi

Daha geriye gidebilmemiz için elimizde 1835 ve 1844 tarihinde düzenlenen nüfus defterleri bulunuyordu. Yalnız bu defterler akraba adlarıyla yazılmadıkları için bunlardan istifade edebilmek hayli zordu.

Kaynak kişiler, tapu kayıtları, yürürlükteki nüfus kütükleri ve 1850 yılında vergi verenlerden hareketle 1835 ve 1844  tarihli nüfus defterlerinin bilgilerine ulaşmaya çalıştım.

Akrabaların bu defterlerdeki karşılığını bulabilmek için o dönemde yaşamış olan baba oğul ve kardeşlerin isimlerini bilmek gerekiyor.  Örneğin Ömer ile Osman'ın kardeş olduklarını ve babalarının da Mustafa olduğunu biliyorsak bu isimlerden hareketle Mustafa’nın kardeşlerini,  kardeş çocuklarını, Osman ve Ömer’in o zamanlar doğmuş olan çocuklarını, isimleri  ve doğum tarihleriyle bilebiliyoruz. 

 

 

 

 

            Eğer akrabaların oluşturdukları bir soyağacı yoksa, bu takdirde 1835 tarihli nüfus defterinden istifade edebilmek çok daha zor olmaktadır.

1835 tarihli nüfus defterleriyle irtibat kurabilmenin bir başka yolu da 1850 tarihli vergi defterindeki isimlerdir.

            Şöyle ki:

            1850 yılında Eksiklioğullarından Kürt isimli bir şahsın vergi mükellefi olduğunu, o tarihte düzenlenen vergi defteri sayesinde biliyoruz.  Pazarköy'ün 1835 tarihli nüfus defterinde Kürt isminde başka bir şahsın adı bulunmaktadır. O halde bu kişi Eksiklioğullarından vergi mükellefi olarak gösterilen Kürt isimli kişiden başkası olamaz. Buradan hareketle Eksiklioğullarının o zaman hayatta olan diğer fertlerine de ulaşabiliyoruz.  

            1872 yılında  düzenlenen tapu defterlerindeki kayıtlar da 1835 tarihli nüfus defterleriyle irtibat kurmaya yardımcı olmaktadır.

Neticede akrabaların geçmişleri hakkında yazılmış ve ulaşabildiğim kaynaklarla zenginleştirdiğim bilgilerimi sizlerle paylaşmak istedim.

            Bütün zorluklara rağmen yüzde yüzlere varan bir oranda  akrabaların iki yüz senelik geçmişlerine ulaştığımıza inanıyorum. Birçok kişi ataları hakkında burada yazılanlardan daha fazla bilgiye sahip değildir. Gelecekte yeni arşiv belgeleri bulunur ve akrabaların  yaptıkları ve benim ulaşamadığım soyağaçları ortaya çıkarsa  o zaman durum değişir.

            Şunu da burada belirtmek zorundayım. Elimizde olan arşiv belgelerinden hiç biri tarafımdan bulunmuş değildir. Araştırmacıların eserlerinden ve dostların doğrudan bana gönderdikleri belgelerden yararlandım.

            Ben bu çalışma esnasında köyün mezarlıklarını da inceledim, mezar kitabelerini okudum.  19. yüzyılda Pazarköy’de neler olduğunu tam anlayabilmek için 1856’dan 1915 yılına kadar tutulmuş olan kadı sicil kayıtlarını da incelemek gerekmektedir. Bu işe niyet edip birkaç defteri incelediysem de sonunu getirmeye cesaret edemedim.

 

            Şahıslar Dışında Başvurduğum Eserlerin Nitelikleri

 

            1) Hemşehrimiz Muhammet SAFİ’nin Yayınladığı Rize Tahrir-i Öşür Envanteri Adlı Eser

        Bu eser 1850 yılında Rize Kazası dahilinde ziraat vergisi verenleri ve mükelleflerin yıllık  vergi miktarlarını göstermektedir.  Bu deftere göre Pazarköy'de yaşayıp ziraat vergisi verenler 27 akraba adı altında

 

 

 

35 kişidir. Biz bu belge sayesinde Pazarköy’de vergi mükellefi olanlardan başka, bu tarihte herkesin bir lakabı veya bir akraba ismi olduğunu  da öğreniyoruz.

            2) 1835  ve 1844 Tarihli Nüfus Defterleri

            Bu defterler  yazıldıkları tarihte sağ olan bütün erkek nüfusu kapsamaktadır. Askeri amaçlı bir nüfus tespiti olduğu söylenir. Bir akraba ismi uygulaması olmadığı için  her kişi babasının ismiyle kaydedilmiştir ve yaşları ile yazılmıştır. Şunu da belirteyim ki yazımda kısmen aile esas alınmış ve ailede kardeşler ve kardeş çocukları bir arada gösterilmiştir. 1844 tarihli defter, 1835 tarihli defterin bir tekrarıdır. Yalnız defter tekrar edilirken ölenler yeniden yazılmamış ve yeni doğan erkekler ilave edilmiştir. 

            Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse Mandevoğulları ile ilgili bölüm, anlattıklarımıza şahitlik edebilir:

 

63-Orta boylu, kara sakallı, Mustafa bin Ali- yaş: 32

64- Oğlu Abdülhamit-yaş: 7

65- Diğer oğlu Hasan- Yaş:5

       oğlu Ali- 1844 yılına göre yaş: 6

66- Yeğeni şab-ı emred Şaban bin Memiş-yaş:15 (şabı emred, ter bıyıklı yani delikanlı anlamında bir tabir)

(66. sırada  Ali oğlu Mustafa'nın Memiş diye bir kardeşi olduğunu ve bu Memiş'in de Şaban diye bir oğlu olduğunu öğreniyoruz.)

 

              3)  Halen Yürürlükte Olan Nüfus Kütükleri

           Bunlar 1905 yılında oluşturulmuştur. Bu tarihte hayatta olan kadın erkek her fert, baba adları ve doğum tarihleri ile kütüklere işlenmiştir. Pazarköy nüfus kütüğünün bir sureti köy muhtarlığında muhafaza edilmektedir ve 1980 yılına kadar bütün doğanları içermektedir.                         

              Mevcut nüfus kütüklerinde 1905 yılında sağ olan bir kişi babasının ismiyle yazıldığı için bu kütüklerdeki bilgiler yer yer günümüzden iki yüz yıl kadar geriye gidebilir. 1835 tarihli nüfus defterlerinden istifade edebilmek için  yerine göre yürürlükteki nüfus kayıtlarına da başvurulmuştur.

 

            4)1872 Tarihinde Düzenlenen Tapu Defteri

    Bu defterin Mişona bölümünde 130 tapulu arazi bulunmaktadır. Bu tapulu arazi sahipleri akraba ismi ve baba adlarıyla yazılmışlardır.

 

 

 

 

 

“Der tasarruf Delihasanoğlu Mustafa bin Memiş:

            Potomya deresi civarında, tarafları Mehmet ve Molla Hasan, tarık-ı am ve ırmak ile mahdut tarla.”

Yani Delihasanoğullarından Memiş oğlu Mustafa’nın tasarruf ettiği tarla. Potomya deresi civarında , Mehmet ve Molla Hasan’ın tarlası, umumi yol ve ırmak ile çevrili bir arazı. 

            Bu yüz otuz tapunun sahiplerinden bir kısmı köyden göç eden akrabalara aittir. Bir kısmı varis bırakmadan ölmüş, bir kısmının arazileri de kızlarına kalmıştır. Örneğin bir tarlanın sahipleri şunlardır: Ayşe ve Gülfem ve Şuşe ve Fatıma benune Durmuş.

Yani  Durmuş ölünce erkek varis bırakmamış tarlası kızları Ayşe, Gülfem, Şuşe ve Fatıma’ya kalmıştır.

 

               5) Rize Kadı Sicilleri

             Rize halk kütüphanesinde fotokopileri bulunan Rize Merkez kazasına ait şer'i siciller, 1856-1915 yılları arasında Rize kadısının mahkeme kararlarını ve yaptığı işlemleri içine alır.  Genellikle veraset davaları Pazarköy nüfusu ile ilgili bilgiler verebilir. Fakat bu şer’i sicilleri bütünüyle incelemeye imkânım olmamıştır.

 

d)Akrabaların Soyağaçları İle İlgili Bir Değerlendirme

            Biz her akrabanın geçmişini yazmaya çalıştık, soyağaçlarını yaptık. Bazı kişilerin yaptığımız bu soyağaçlarının dışında kaldığını söylemeliyim. Ayrıca sondan bir veya iki nesli de dışarıda bıraktık.  Eğer böyle yapmasaydık bu kitap bir nüfus kütüğünü andırır ve gereksiz bir şey olurdu.

            Burada bir yanılmayı önlemek için önemli saydığım bir hususu hatırlatmakta yarar görüyorum: Biz akrabaların soyağaçlarını yaparken dört kaynaktan yararlandık.

 1- 1835 ve 1844 tarihli nüfus defterleri,

 2- 1905’te düzenlenen nüfus kütükleri,

 3-1872 tarihli tapu defteri

 4- kaynak kişiler. 

      Akrabaların soyağaçlarını oluştururken başvurduğumuz kaynaklardan1844 tarihli  nüfus defteri ile 1905’te düzenlenen nüfus kütüğü arasında altmış yıllık bir boşluk vardır.  Bu altmış yıllık zaman aralığında  doğmuş, yaşamış ve ölmüş olanların bizim yaptığımız çalışmanın içinde yer almayacaklarını hesaba katmak zorundayız. Yani 1845 yılında doğmuş ve 1904 yılında ölmüş olan 60 yaşında bir kişinin adı, ancak kaynak kişiler yardımıyla öğrenilebilir. Eğer kaynak kişiler bunlardan bahsetmemişse bizim onlardan haberdar olmamız mümkün

 

 

 

 

değildir. Nitekim bu tarihlerde yazılmış şer’i sicil defterlerine göre Mişona karyesinde yaşayan bazı kişilerin bizim yaptığımız çalışmanın içinde olmadığı görülmektedir. Bunlardan biri de  Delihasanoğulları bölümünde bahsettiğimiz Zekeriya Çavuş’tur. 1844 -1905 yılları arasında yaşamış ve ölmüş kişilerin sayısı konusunda bir şey söylemek mümkün değilse de onlarca kişiden bahsettiğimiz kolayca anlaşılabilir. Biz şehitler araştırmasını yaparken Pazarköy’de askerlik çağında olup da ölen erkeklerin sayısının 96 olduğunu tespit etmiştik. (1910-1922 yılları arası)Bu 96 kişiden 36 sı askere gidip geri dönmeyenler, diğerleri ise genç yaşta eceliyle ölenlerdir.

Genellikle yapılan soyağaçlarında kadınlara yer verilmiyor, biz de öyle yaptık. Kadınlara haksızlık yapıldığını biliyorum. Lakin yaptığımız haksızlığa karşılık şöyle bir tedbir öngördük: Bu kitabın sonunda boş sayfalar bırakılmıştır. Her aile, kadınları ve yeni nesilleri de içine alacak şekilde bir aile kütüğü oluşturabilir. Ayrıca bu konu ile ilgili olarak güzel bir örnek de sunulacaktır.  

            Biz evlenmeden ölenler ve evlenip çocuk bırakmayanların isimlerinin sonuna bir çarpı(X) işareti koyduk. Yerimiz izin verdiğinde bu konu her sayfada hatırlatılacaktır.

           

            Akrabaların soyağaçlarını yazmaya,  harf sırasına riayet ederek başlıyoruz.

            Bir de şunu hatırlatalım: Olur  ki bir eksik, bir fazla veya bir yanlışlık yaparsak bu kitabın baş tarafında telefonumuz ve mail adresimiz bulunacaktır. Bizi arayıp yanlışlığı haber veren olursa, ömrümüzün izin vermesi halinde  bu yanlışlıklar ikinci baskıda düzeltilecektir.

e)Kaynak Kişiler

 

Aşağıda gerek akrabası hakkında, gerek şehitleri belirlemede ve gerekse de köyün özellikleri konusunda bana rivayette bulunan ve beni samimiyetle destekleyen kişilerin isimlerini bulacaksınız. Her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. 

       

1-Muhtarlardan Ahmet oğlu Mehmet YAZICI ve İbrahim oğlu Hüseyin ER.  2- Abdulhamit oğlu Hamdi ER ve Enes ER, 3- Mustafa oğlu Mehmet İPEK (Arnavutoğullarının soyağacını yapmıştır.) 4- Ramazan oğlu Yusuf USTA (Köyümüzün sıhhiye memuru ve sünnetçisi), 5-Mustafa oğlu Ahmet KALENDER,  6-  Emin oğlu Hakkı SARI,  7- Ahmet oğlu Sadık SARI, 8- Ahmet oğlu Nevzat ER, 9- Mustafa Kemal oğlu İslam ÇELİK, 10- Abdülgafur oğlu İlyas KART, 11- Ramazan oğlu Ali Yaşar BAKIR,  12- Mustafa oğlu Oflunun Ahmet USTA, 13- Sultan oğlu Mustafa ÇELİK,  14- Ahmet oğlu İbrahim DOKUMACI, 15- Hakkı oğlu Yaşar Tekin DOKUMACI, 16- Hanefi oğlu Memiş ZEHİROĞLU, 17- Ahmet oğlu Hamit YAZICI, 18- Ahmet oğlu Muhammet YAZICI, 19- Ramazan oğlu Mahmut ZEHİROĞLU, 20- Mustafa oğlu Ahmet YILMAZ ve Ağabeyi Musa YILMAZ, 21-Mustafa oğlu Muharrem AKPINAR, 22- Asım oğlu Davut AKPINAR, 23- Kadir oğlu Halis BERBER,  24- Muhammet oğlu Taşkın BERBER, 25-Memiş oğlu Zekeriya BERBER, 26- Adem oğlu Abdullah ÇELİK, 27-Mustafa oğlu Hamit YILMAZ, 28- Ramazan oğlu Mehmet Ali ER, 29-  Şerafettin oğlu Ahmet UZUN. 30-İsmet oğlu İshak SARI.

29- Ahmet oğlu Bünyamın ERDOĞAN, 30- Hasan oğlu Adnan ER 31-ve bendeniz  Mustafa oğlu Orhan Naci AK (Akmehmetoğulları soyağacını akrabalarımın büyüklerine sorarak 1957 yılında yaptığımı belirtmeliyim)

 

12 AKRABALAR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            Orhan Naci AK, 1937 yılında Rize’nin merkez ilçesine bağlı Pazarköy’de doğdu. İlkokulu Güneysu ilkokulunda, ortaokul ve liseyi İstanbul İmam Hatip Lisesinde okudu. Yüksek öğrenimini İst. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde tamamladı.

            Çorlu Lisesi, Edirne Lisesi, Rize Lisesi, Rize Öğretmen Lisesi, Rize İmam Hatip Lisesinde Felsefe Gurubu Öğretmenliği, Rize Eğitim Enstitüsünde Meslek Dersleri, Rize Meslek Yüksek Okulunda Sosyal Bilimler, Rize İlahiyat Fakültesinde Mantık Dersleri Öğretmenliği yaptı. Rize Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı ve Müdürlük görevinde bulundu.  2001 yılında emekliye ayrıldı.

            Rize tarihi, Rize kültürü ve  ilahiyat alanlarında yayınlanmış kitapları var.            

 

Ayrıca Rize tarihi ve kültürü konularında yayınlanmış kitap, dergi, tanıtım broşürü gibi çok sayıda çalışmalara katılmış  ve katkıları olmuştur. 

Pazarkoy Koyu Tanitim Web Sitesi & 2014
Powered by Joomla 1.7 Templates